|
Salı, 01 Ocak 2008 |
|
bak nuyageva, yine seninleyim gecenin üçü bile uykuda karanlıklardan bir şairin iniltileri yayılıyor daha karanlıklara elimden, ağzımdan, burnumdan tuhaf dumanlar helezonlar çiziyor sarhoş muyum tiksindiğim ayyaşlar gibi bilmiyorum ucuz fahişelerin kahkahaları kadar net acının sesi ah nuyageva ne olacak bu halim Ömer Hayyam kadar aşığım memleketime onun gibi davul zurnayla gitmesini de bilirim ölüme bilrim de sen ne olacaksız bensiz sen bilmediğin halde kim sever seni benim kadar gözünden düşen her uaş için kim dünyayı yakar sen derdin ya hep ölüm ne garip diye değil nuyageva, değil garip olan bu kadar hemhal oluşum ölüme! beynim çatlıyor nuyageva her kalp atışım daha çok acıtıyor sağıma aldığım nefretimle çıkıp gideceğim hayatından çıplak ayaklarımla basacağım ölümün soğuk ateşine tutturup bir türkü sözsüz vuracağım kendimi bir o yana bir bu yana sevin artık nuyageva gün senin günün sanma sade ölen benim bütün aşıkların ölüsünü sırtlandım bir daha olmayacak aşıklar sevin nemrutlarla başbaşasın artık yüzüm dünyanda olmayacak ... YİLHAN
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 92 | Yazdır | E-posta
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 28 Ocak 2008 )
|