|
Salı, 01 Ocak 2008 |
|
Yürüyordu bir adam. Gecenin loş aydınlığında, Patika bir yolda. Sesler geliyordu çeşit çeşit: Kuş, böcek, yılan çıyan; Hafif bir rüzgâr, Yaprak hışırtıları geliyordu. Yürüyordu bir adam. Düşünüyordu: Çocukluğunu, gençliğini… Artık, onun ezberiydi bu patika yol, Tıpkı hayatı gibi: Uzun ve daracık; Ve de küçük bir dünyası vardı. Alışmıştı, korkmuyordu. Hayatı, yaşamayı ve patika yolunu, Çok seviyordu. Ben, bunları nerden mi biliyorum? Adamın gözlerinden okunuyordu!
S_Y Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 75 | Yazdır | E-posta |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 28 Ocak 2008 )
|
|
|
Salı, 01 Ocak 2008 |
|
En yüce nefsimi kadehle sunsam sonsuz bir yol önümde uzanıyor ruhumun kıblesini bir çevirsem aklımdan bin rekât sana akıyor yolların müptelası şu nakız bedenim aşk ile coşku ile her yüke hamal kaynayan bir dağ belki yüreğim ışıksız bir gayede çekilen her hal na-hoş bir vaziyet, şuursuzca uykuya dal İlkler unutulmaz derler ya hani; İkincilerin de bir şansı var mıdır? (anladım ikincilerin de yok şansı) Sen! Geride kalan düşlerimi yeşert Gönül bahçene ek benim için... Hasat vakti yanında olmasam da olur; aldırma sen Kıl payı hayatı böylesine yaşamak... DEMİRCİ HASAN Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 85 | Yazdır | E-posta |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 28 Ocak 2008 )
|
|
|
Salı, 01 Ocak 2008 |
|
Gün biter, ay dolanır kara bulutlara, İçimdeyse hüsranlar tükenmez. Çığlık çığlığa yanarken yüreğim, Dilim lal olur, kendi içime sinerim... Birikir gözbebeklerimde anıların tortusu; İsyan eder düşünceler geçip giden zamana, Mısralara döküldüğünde vurdumduymaz olur sitemim. Usulca yerleşir benliğime, Uçup gider dediğin, sevgili hüzün... Oysa sen bilmezsin bana yaşattıklarını Bilmeni de istemem, Sen gitmişken kendi yoluna. Bir çift söz dudağımda kalıverir; Artık ezbere bildiğim, Gidenler dönmez... DAĞSELİ Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 67 | Yazdır | E-posta |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 28 Ocak 2008 )
|
|
|
Salı, 01 Ocak 2008 |
|
Yazılanlar, birdi boşluğa, Boşluk bendim oysa Harfler doluştu üzerime, Sonra BEN oldular sözümde. İkiler çoktu hayatımda, Birlerden mirastı belki de, Üçe tâkatim yoktu, Buçuklarda geçerdi hayatım Duracaktı elbet iki buçukta. KUN-OĞUZ Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 65 | Yazdır | E-posta |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 28 Ocak 2008 )
|
|
|
Salı, 01 Ocak 2008 |
“Dünya dünya Yalan dünya Makber mi yoksa Mazruf mu ya rab!” KISIM I Evladım, sen kapıyı içerden sıkı sıkı kilitle emi! Kimseye de açma.. Sürgüsünü sür,emniyet zincirini tak.. Kapı çalınsa da açma.. Bak bohçacılar gelir, seni bohçalarına sarar, kaçırırlar.. Kapkaççılar gelir, seni kapar kaçarlar.. Yavrum..Sen kilitle kapını, ders çalış, oyuncaklarınla oyna, test çöz, play stationla oyna.. Prizlere elleme, tüple, ocakla oynama yavrum. Sifonu çekmeyi unutma.. Yorumlar (1) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 322 | Yazdır | E-posta |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 28 Ocak 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 10 - 18 Toplam: 29 |