|
|
Cuma, 04 Nisan 2008 |
|
Bir şubat soğuğunda üşüyen hayatıma ateş oldun.bütün ölümsüz aşkların başlangıcına benziyordu bizimkisi de tek farkı hala sürüyor.Bazen durgun bazen fırtınalı ama hala son kalıntıları süpürülmemiş kalplarimizde.Bir umut oldu hep yarın.Ah o birkaç ayiçinde başlayan büyülü sevdamız.İlk defa şiddetle yaşadığım sarsıcı hislerdi o saatler şu an isteyipte yaşayamadığım. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 96 | Yazdır | E-posta |
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 10 Mayıs 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Cuma, 04 Nisan 2008 |
|
Camda yağmur sesi var, Gökte bulutların öfkesi. Mevsim son baharını da tamamlamıştır artık, Süpürmüştür rüzgarlar sıcak yaz gecelerini. Havada kömür kokusu… Gözü yaşlı kalmıştır kaldırımların. Sarı yeşile galip gelmiş, Hazana dönmüştür balkon sefaları. Yaşlısı genci ve elinde hep şemsiyesi. İşbaşı yaparken sabah karanlık zifiri; Güneşe hasret kalan işçi , Geceleri yapar hep mesai hep mesai. Çocuklar cama yapışmış, Çizer hayalleri buharlı cama parmağı ile. Pencereye konan kuşlarla, Selam yollarlar çabuk gelsin diye bahara. Sevdalar kış uykusuna yatar sonbaharda. Sessiz sedasız bitişler başlar iç dünyada. Renksiz akar kırmızı kan bile damarlarda. Geceler uzun eremez bir türlü sabaha. Toprağa dönüştür sanki hazan dedikleri, Yitirir insan her güzle birlikte sevdiklerini, Ama bin bir bereket vardır göklerden yağmurun getirdiği, Görmeyi bilenedir son baharların hikmeti… KEVSER TOKMAK Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 61 | Yazdır | E-posta |
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 10 Mayıs 2008 )
|
|
|
Cuma, 04 Nisan 2008 |
|
sana küçük yalanlar söylediğimden beri temize çektim artık mühürlenmiş kalbimi bir firarı gizlemek, zor olsa da anneden her çocuğa yakışır dağlara doğru kaçmak yağmur başlamaz belki paylaşırız güneşi her çocuğa yakışır gelinlik giymiş nisan bu kış daha da arttı dilimin kuraklığı ıslansam yağmurlarla tenhalığım kaybolur nisan haylaz çocuktur baştan başa çiçekli kimse gülmez haline şahıdır yüreğimin yeni açılan gülün şaşmak olmaz rengine boynum kıldan incedir gülden gelen kokuya efkârımı dağıtır biraz nisan biraz gül kimse duymasa beni gidişim sessiz olsa nehirlere uğrasam aşk olsun nisan desem üstüm başım ıslansa aşk olsun nisan desem kendime sözüm geçmez dilim dönmez kendime hayatımı boşalttım biraz nisan biraz gül olanları hep gördüm içime yürüyorum çıktığım yokuşlarda eridi adımlarım bana selam gönderme kervan geçmez buradan bahtıma sadık kaldım sesini sesim yaptım durmadı esen rüzgâr getirdi yağmurları üstüm başım ıslandı her yer nisan her yer gül TONYUKUK Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 62 | Yazdır | E-posta |
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 10 Mayıs 2008 )
|
|
|
31 MART VAKASI: 2. BÖLÜM-İFTİRA |
|
|
|
|
Cuma, 04 Nisan 2008 |
|
Buz gibi değiyor sözlerin bileklerime Bileklerimde cam kesiği müfteri izler Kışa kesmiş bir bakış Kesik kesik havlamalar arasında Yanık bir sesti aradığım Ayaz dörtbir yandan vuruyor sevdiğim İhtilale kesmiş sokaklar, babıali Ve zamanlardan Marttan arta kalan kırıntıdır Dudakalarını kanatan bir öpüş seninki Kan çıkmazsa ölürüm de sevmem diyen vandal sesin Soğuk, bir çöl ikindisinde geliyor senle Yani ki bir Aişe ağlıyor şimdi iftiranın kucağında Kemiklerim sızlıyor sen şarap döküyorsun yarama Yaram mahrem, yarim mahrem, kelam dilsizken Bir müfteri müşterisini arıyor bastığı yer don keserken Ve ses geldi fado bitmeden maç başlamadan Festivalin bini bir para bir zamanda: Sevgilim!Sana iftira attım.Yakala! Çöl ayazında Aişe'nin kırılmış kanatlarıyla kalakaldı-m YEŞİM UTANGAÇ Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 76 | Yazdır | E-posta |
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 10 Mayıs 2008 )
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 19 - 27 Toplam: 45 |