Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Yakaza:
GÖZLERİNDE HİÇ ÖLMEDİM Kİ... PDF Yazdır E-posta
Cuma, 04 Nisan 2008
Bu gece sana geliyorum anne. Bir omzuma Anafartaları, bir omuza Kocatepe'yi alıp sana koşmaktayım. Göğsümden akan yıldızlara aldırmadan sana yürüyorum. Bir elimde Cennet kokusu, bir elimde senin yaktığın kına ile yüreğini kanımla öpmeye geliyorum...Üstüm başım toprak, üstüm başım Vatan..Sana koşarken yağmurlar başlıyor vakitli vakitsiz. Karla karışık yağıyorum toprağına.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 68 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Cumartesi, 10 Mayıs 2008 )
Devamını oku...
 
SEVİLENE MEKTUP PDF Yazdır E-posta
Cuma, 04 Nisan 2008
Bir şubat soğuğunda üşüyen hayatıma ateş oldun.bütün ölümsüz aşkların başlangıcına benziyordu bizimkisi de tek farkı hala sürüyor.Bazen durgun bazen fırtınalı ama hala son kalıntıları süpürülmemiş kalplarimizde.Bir umut oldu hep yarın.Ah o birkaç ayiçinde başlayan büyülü sevdamız.İlk defa şiddetle yaşadığım sarsıcı hislerdi o saatler şu an isteyipte yaşayamadığım.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 96 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Cumartesi, 10 Mayıs 2008 )
Devamını oku...
 
GÜZÜN GİZİ PDF Yazdır E-posta
Cuma, 04 Nisan 2008

Camda yağmur sesi var,
Gökte bulutların öfkesi.
Mevsim son baharını da tamamlamıştır artık,
Süpürmüştür rüzgarlar sıcak yaz gecelerini.

Havada kömür kokusu…
Gözü yaşlı kalmıştır kaldırımların.
Sarı yeşile galip gelmiş,
Hazana dönmüştür balkon sefaları.

Yaşlısı genci ve elinde hep şemsiyesi.
İşbaşı yaparken sabah karanlık zifiri;
Güneşe hasret kalan işçi ,
Geceleri yapar hep mesai hep mesai.

Çocuklar cama yapışmış,
Çizer hayalleri buharlı cama parmağı ile.
Pencereye konan kuşlarla,
Selam yollarlar çabuk gelsin diye bahara.

Sevdalar kış uykusuna yatar sonbaharda.
Sessiz sedasız bitişler başlar iç dünyada.
Renksiz akar kırmızı kan bile damarlarda.
Geceler uzun eremez bir türlü sabaha.

Toprağa dönüştür sanki hazan dedikleri,
Yitirir insan her güzle birlikte sevdiklerini,
Ama bin bir bereket vardır göklerden yağmurun getirdiği,
Görmeyi bilenedir son baharların hikmeti…

KEVSER TOKMAK

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 61 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Cumartesi, 10 Mayıs 2008 )
 
BİRAZ NİSAN PDF Yazdır E-posta
Cuma, 04 Nisan 2008

sana küçük yalanlar söylediğimden beri
temize çektim artık mühürlenmiş kalbimi
bir firarı gizlemek, zor olsa da anneden
her çocuğa yakışır dağlara doğru kaçmak
yağmur başlamaz belki paylaşırız güneşi
her çocuğa yakışır gelinlik giymiş nisan

bu kış daha da arttı dilimin kuraklığı
ıslansam yağmurlarla tenhalığım kaybolur
nisan haylaz çocuktur baştan başa çiçekli
kimse gülmez haline şahıdır yüreğimin
yeni açılan gülün şaşmak olmaz rengine
boynum kıldan incedir gülden gelen kokuya

efkârımı dağıtır biraz nisan biraz gül
kimse duymasa beni gidişim sessiz olsa
nehirlere uğrasam aşk olsun nisan desem
üstüm başım ıslansa aşk olsun nisan desem
kendime sözüm geçmez dilim dönmez kendime
hayatımı boşalttım biraz nisan biraz gül

olanları hep gördüm içime yürüyorum
çıktığım yokuşlarda eridi adımlarım
bana selam gönderme kervan geçmez buradan
bahtıma sadık kaldım sesini sesim yaptım
durmadı esen rüzgâr getirdi yağmurları
üstüm başım ıslandı her yer nisan her yer gül

 

TONYUKUK

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 62 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Cumartesi, 10 Mayıs 2008 )
 
31 MART VAKASI: 2. BÖLÜM-İFTİRA PDF Yazdır E-posta
Cuma, 04 Nisan 2008

Buz gibi değiyor sözlerin bileklerime
Bileklerimde cam kesiği müfteri izler
Kışa kesmiş bir bakış
Kesik kesik havlamalar arasında
Yanık bir sesti aradığım

Ayaz dörtbir yandan vuruyor sevdiğim
İhtilale kesmiş sokaklar, babıali
Ve zamanlardan Marttan arta kalan kırıntıdır
Dudakalarını kanatan bir öpüş seninki
Kan çıkmazsa ölürüm de sevmem diyen vandal sesin

Soğuk, bir çöl ikindisinde geliyor senle
Yani ki bir Aişe ağlıyor şimdi iftiranın kucağında
Kemiklerim sızlıyor sen şarap döküyorsun yarama
Yaram mahrem, yarim mahrem, kelam dilsizken
Bir müfteri müşterisini arıyor bastığı yer don keserken

Ve ses geldi fado bitmeden maç başlamadan
Festivalin bini bir para bir zamanda:
Sevgilim!Sana iftira attım.Yakala!

Çöl ayazında Aişe'nin kırılmış kanatlarıyla kalakaldı-m

 

YEŞİM UTANGAÇ

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 76 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Cumartesi, 10 Mayıs 2008 )
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 19 - 27 Toplam: 45