Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Yakaza:
PARÇALANMIŞ AYAK SESLERİ PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 24 Ocak 2008
Öfkeni dindirmelisin ve çıkmalısın yola. Yol vermez dağlar, aşılmaz öfkeyle. Yumruğunu ne kadar sıksan da önce kalbinde başlamalı yangın. Bu mevsime aldanma, her şey yerli yerinde olsa da, gün gelir; değişir her şey. Yağmur başlar, rüzgâr çıkar ansızın. Güneş çıkar habersizce dağların ardından. Önce, hazırlıklı olmalısın her şeye.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 86 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Salı, 04 Mart 2008 )
Devamını oku...
 
ÇAĞLAYÜBEN ÇIĞ GİBİ PDF Yazdır E-posta
Salı, 01 Ocak 2008

Nesiller yutan mefhum,
başkahraman; zaman.
Hangi dişinle kemirdin
alemi de,
ki kendini de haraptasın.


Un ufak edenin de gelmektedir;
çarkını bozan,
diş geçiren dişline,
acıtmadan,
vampirin kan emişi gibi değil,
daha adamca,
hisli,
seni değerli kılan yine de...


Gelir işte bir ehl-i adem de,
sayfanı tarumar eder;
görünür endamıyla,
"merhaba" der
güzel kelamıyla,
Mevlana'yla...


"Kör" alem, "gör" olur;
azalarım uyanır:
Gör gözüm, gör ağzım, gör elim,
görelim;
taşıyanı ötesine çağın,
dost içre çağrısını,
çağıltısını,
Mevlana'yı...


MUALLİM55

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 67 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Pazartesi, 28 Ocak 2008 )
 
NUYAGEVA-5 PDF Yazdır E-posta
Salı, 01 Ocak 2008

bak nuyageva, yine seninleyim
gecenin üçü bile uykuda
karanlıklardan bir şairin iniltileri
yayılıyor daha karanlıklara

elimden, ağzımdan, burnumdan
tuhaf dumanlar helezonlar çiziyor
sarhoş muyum tiksindiğim ayyaşlar gibi
bilmiyorum
ucuz fahişelerin kahkahaları kadar
net acının sesi
ah nuyageva ne olacak bu halim
Ömer Hayyam kadar aşığım memleketime
onun gibi davul zurnayla gitmesini de bilirim
ölüme
bilrim de sen ne olacaksız bensiz
sen bilmediğin halde
kim sever seni benim kadar
gözünden düşen her uaş için
kim dünyayı yakar

sen derdin ya hep
ölüm ne garip diye
değil nuyageva, değil
garip olan bu kadar hemhal oluşum
ölüme!

beynim çatlıyor nuyageva
her kalp atışım
daha çok acıtıyor
sağıma aldığım nefretimle
çıkıp gideceğim hayatından
çıplak ayaklarımla basacağım
ölümün soğuk ateşine
tutturup bir türkü sözsüz
vuracağım kendimi bir o yana
bir bu yana

sevin artık nuyageva
gün senin günün
sanma sade ölen benim
bütün aşıkların ölüsünü sırtlandım
bir daha olmayacak aşıklar
sevin
nemrutlarla başbaşasın artık
yüzüm dünyanda olmayacak
...
YİLHAN

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 80 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Pazartesi, 28 Ocak 2008 )
 
KİRLİ LİRİK/ÖZLEMENİN İRLANDASI PDF Yazdır E-posta
Salı, 01 Ocak 2008

Bana bir lisan ver kalakalayım yol ortasında
Tüm dillerde sevgi cümlelerini biliyor çocuklar oysa
Sen, dediğimde çınlayan kayalar ve uğuldayan kulaklarım
Şaraba yatmış gözlerinde kançanağı bir sancı
Tüm salkımları avucunda ezen bir hunhar oysa kelimelerin eli

İrlanda diyorsun gece bir yarı
Üşüyen ellerini koynuma sokuyorsun
Tütün yok, yok bu derdin dermanı
Üşüyeceğiz
Özledikçe yüzünden ve nefesinden çok bakışını kızların

Bir kalp atımı anacımda dur durduğun yerde
Bak, İspanya kralın ellerinde sallanıyor
Ve inadına sen dişlerini batırıyorsun derime
Yok kefareti bu ölümün neden özlüyorum tırnaklarını apansız
Bana bir şarkı söyle etimi atayım aç kurtlarına

Geliyor gelmekte olan görüyorsun Büyük Biraderin hıncını
Akdeniz ısındı sen çırılçıplak yürüyorsun katiline
Tere bata çıka atları doğunun bir kervansarayın kasıklarında kayboluyor
Bir kadın ölüyor aniden dağların ardında
Ben Benazir Butto kadar uzağındayım şimdi senin

Tüm sanal selamları toplayıp meleklere veriyorum
Şaşıran gözlerine baksam ne çare ey melek!
Al Capone elinde silah taramadık yerini bırakmadı çocukluğumun
Üzerine bir de müfredatın yönetmelik kokan muallimleri tükürdüler
Bir lastik yaktım şimdi Doblin'de, ellerim hala kirli ve çocuk

Özledim işte,kralın askerleri sıkıysa mil çeksin kalbime

ALİ CENGİZ

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 60 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Pazartesi, 28 Ocak 2008 )
 
BİLİR MİSİNİZ? PDF Yazdır E-posta
Salı, 01 Ocak 2008

- Serseri sakallı yalnızlıklara vurdum yüzümü
beynimde
çengelli düşler...-

Şairim!
ellerim
ıslak yıldızlar kopardığında
lanetlenmişim
batmasın diye gemiler
bütün denizleri varillemişim...

serviler yalnız estiğinde
yollar çamur rengi yalnızmış
ateşböcekleri söndüğünde
lal dilim toprağa gömülecekmiş...

düşümde
kardelen çiçekleri derip
tek kişilik halaylar çekiyormuşum
yalan!!!
devşirme hüzünlerde mutabıkız
ya acı?
bilir misiniz?
acı: paçavra duygularımın incinen tortusuymuş...

bilir misiniz?
valizlenmiş yüreğimi yastık yaparım
hüzne adanmış sevdalıklar
okşadığında saçlarımı
sahi bilir misiniz?
gökyüzüne yıldızlar uçururum
geçmiş zamanlı öykülerde
o ki
çoktan yakılmış
ölü şairlerin yüreği
Nemrut'un düşlerinde.

ve yusuf misali yalnızım derinde
Bağdat ateşlerde
aşklarım risalelerde...

MÜSLÜM DANAOĞLU

 

 

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 65 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Pazartesi, 28 Ocak 2008 )
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 29