Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Yakaza:
HAYAL GEMİSİ PDF Yazdır E-posta
Salı, 04 Mart 2008

Masmavi derinliklere,
Berrak sulara,
Bir gemi açılmıştı: Hayal gemisi.
Neler vardı içinde neler…
Sevginin sesi,mutluluğun resmi.
Bendim kaptanı,
Götürdüm istediğim yere,
Demirledim engin denizlere.
Yemyeşil bir dünya gördüm,
Yüreği sevgi dolu insanlar gördüm.
Büyük başarılar,
Büyük mutluluklar gördüm.
Tam,en güzel yerlerde,
Yol alıyordu ‘’Hayal Gemisi’’
Uyandırdı beni gerçeğin acı sesi.
Limana koşup binmek istedim,
Oralara gitmek istedim.
Bekledim,bekledim,bekledim...
Gelip de demirlemedi,
Demirleyemedi…
Batmıştı ‘’Hayal Gemisi.’’

S_Y

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 71 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Cuma, 04 Nisan 2008 )
 
GÜNLER PDF Yazdır E-posta
Salı, 04 Mart 2008

Bazen öyle çok istiyorum ki,
Kayan bir yıldız gibi
Gözlerimin önünden, günlerin geçmesini

Gökkuşağı hep öyle kalsın
Dursun o ender hali göklerde
Durmasını istediğim günler misali

Çoğu defa dursun geçsin ikilemi
Kararsız yağan yağmurlara eş
Bulandırır düşüncemi

Ve nihai zamanda
Bir hayal olur,
Geçmişin ruhunda sararan günler

ELZEM

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 40 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Cuma, 04 Nisan 2008 )
 
MEMLEKETİMDEN SEVGİLİLER GÜNÜ MANZARALARI PDF Yazdır E-posta
Salı, 04 Mart 2008

14 Şubat Anısına….

Siz kimsiniz?
Kaç kişisiniz?
Sevgiliniz var mı?
Sevdiğiniz başka, seveniniz başka mı?
Yalnızlığınız yaşamak zorunda olduğunuz beraberliğiniz mi?
Kalbiniz taşlaşmış mı?
Bir gün mutlakacılardan mısınız?
Geçti bizdencilerden misiniz?
Of şimdi kim uğraşacakcılardan mısınız?
Kahretsin unutmuşumcumlardan mısınız?
Seni sevdiğimi biliyorsun, ne gerek var çiçeğecilerden misiniz?
Sap gibi ortada kalanlardan mısınız?
İflah olmaz romantiklerden misiniz?
Şair ruhlu musunuz?
Bunlar gavur icadıcılardan mısınız?
Çiçekçi dükkanı sahibi misiniz?
Savaşmayıp sevişenlerden misiniz?
Ayın ondördü kadar güzel misiniz?
Quasimodo kadar çirkin misiniz?
Hayali sevgili yaratıcısı mısınız?
Aşk için ölmeye hazır mısınız?
Bir şiire fit olanlardan mısınız?
Aşkın ateşine pervane olanlardan mısınız?
Odunun teki misiniz?
Pırlantadan medet umanlardan mısınız?
Şiirlerle avuntu bulanlardan mısınız?
Pazar sevişgenlerinden misiniz?
Tamirci çırağı mısınız?
Tek taşını kendi alanlardan mısınız?
Oyun oynamayı sevenlerden misiniz?
Evliliğin aşkı öldürdüğüne inananlardan mısınız?
Aşkı hafife alanlardan mısınız?
Aşk filmi sevenlerden misiniz?
Aşkı unutanlardan mısınız?
Kendini aynada görenlerden misiniz?
Efsanevi aşıklara özenenlerden misiniz?
Beyaz atlı prens bekleyicilerinden misiniz?
Kafası karışık olanlardan mısınız?
Aşkı çar çur edenlerden misiniz?
Bir aşk söyleminden kaç parça okudunuz?
Bana seni gerek seni diyicilerden misiniz?
Aşkı paraya tercih edenler misiniz?
Vicdan azabı çekenlerden misiniz?
Aradığınız tek şey güven mi?
Emekten yana mısınız?
14 Şubat’ın geçtiğini maaş çekerken hatırlayandan mısınız?
Kafayı yemek üzere misiniz?
Ruh ikizinizi bulamayanlardan mısınız?
Ölmeden ölmek mi istiyorsunuz?
Aziz Valentin’e hayır duası okuyuculardan mısınız?
Pırlanta madeninde ölen çocukların acısını hissedenlerden misiniz?
Aşk filmi seyrederken ağlayanlardan mısınız?
Aşkı lugatından çıkaranlardan mısınız?
Ihlamur ve Çınar ağacı gibi ölmek isteyenlerden misiniz?
Yol yorgunu musunuz?
Esprili erkekleri sevenlerden misiniz?
İki tarafı idare edenlerden misiniz?
Taksitle pırlanta almayı düşünenlerden misiniz?
Aşkını çocuklara yönlendirenlerden misiniz?
Sevgiliniz için kaç kazak ördünüz?
All you need is love şarkısını sevenlerden misiniz?
Yokluğunda kaç kitap okudunuz?
Aşkını itiraf edemeyenlerden misiniz?
Vatan aşkıyla silaha sarılanlardan mısınız?
Güvercin ürkekliği ile hayata tutunmaya çalışanlardan mısınız?
Aşkını cenaze töreninde gözyaşlarıyla kutsayanlardan mısınız?
Pencerenin önüne ekmek kırıntıları koyanlardan mısınız?
Siz ne biçim bir otsunuz?
Ben kim miyim?
Ben mi ben de sizlerden biriyim.

Allah sonunuzu Genç Werther’e ve Anna Karenina’ya benzetmesin, Amin!

ZENOBİA

Yorumlar (1) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 101 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Cuma, 04 Nisan 2008 )
 
İNSANCA YAŞAMA DÜŞÜ PDF Yazdır E-posta
Salı, 04 Mart 2008

Olmasın savaşlar dünyada ülkemde
Korkulu düşler görülmesin ceylan uykularında
Ne kan aksın ölüm habercisi
Ne gözyaşı aksın acının habercisi
Silahların değil;barışın sesi duyulsun tüm dünyada
Bitsin,çıkarcı,sömürgeci düşünceler
İnsanın insana olan bu öldürme aşkı
Bıraksın yerini,insanca yaşama sevdasına
Pusularda değil;sıcak yataklarında yatsın yavrularımız
Pamuk şekerleri dururken,verilmesin çocuklarımıza silahlar
Birlikteliğimiz savaş için değil
Tüm insanlığın barışı için olsun
Bombalarla değil,ay ışığıyla aydınlansın gecelerimiz
Savaş çığlıkları değil;kuş cıvıltısı,çocuk sesiyle dolsun sokaklarımız
Mümkündür insanca bir yaşam
Biterse yüreklerde kin,nefret,”benim olsun düşüncesi”
Mümkündür barışın gelmesi
Tüm insanları kendimiz gibi bilirsek
El ele,yürek yüreğe sevgiyle sarılırsak birbirimize
Ne ağlayan kalır gecelerimizde,ne aç insanımız kalır uzak diyarlarda

SEHERYELİ

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 56 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Cuma, 04 Nisan 2008 )
 
DOĞULU AYDINLARI AYDINLATMA CEMİYETİ PDF Yazdır E-posta
Salı, 04 Mart 2008

Bildiri No:4

Türk aydını internet aydını olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Şarkın sultanlarına garbın prenslerine öncülük eden nice aydından geriye kalan sanal dünyalarda hiç okumadıkları kitapların kahramanlarını tasvir ederken, tanımadıkları politikacıları savunmak ya da yermekten öteye geçemeyen bir lise talebesi heyecanıyla internette sörf yapan bu zaat-ı muhteremler, bu şeklide kamunun nabzını tuttuklarını söyleyerek acep kimi kandırdıklarını zannediyorlar?!

 Ahmet Mithat Efendi ki bir gazeteciydi ve de gazetesinin hem sahibi, hem çalışanı, hem yazarı, hem de dağıtımcısıydı. Bu da yetmezmiş gibi seksen iki adet kitaba imza attıktan sonra ‘motor’ lakabını almıştı. Türk aydınının kaygısı –medeniyet kaygısı demek de mümkün– mahalle kabadayısının mahallenin namusu üzerinden –kim tarafından ona verildiği bilinmeyen bir yetkiyle– uyuyan bebeleri rahatsız edecek raddede mahallede nara atmaktan öteye, öbür mahallelere dahi geçememektedir.

Türk aydını, ‘Dizi film seven bir milletimiz var.’ cümlesini pek sevdiğinden, filmlere senaryo üretmekte, filmlerini ise açık olmayan gümrük kapılarından, çocuk işçilerden, çocuk pornosundan yani ki çocuk istismarından, temel hak ve özgürlüklerin gaspından daha fazla düşünmekte; bir dizi film oyuncusunun sözlerini günlerce düşünmekte, lakin Nutuk’un bir ideolojinin şerh edildiği bir eser mi yoksa bir günlük mü olduğunu bilmemekte, bu da yetmezmiş gibi ülkesi ile ilgili sorunlara eğer ki dizilerde değiniliyorsa, sorunların varlığını kabul edecek kadar ekrana prangalı bir hayat yaşamaktadır.

Türk aydınları denilen taife içerisinde lisedeki edebiyat ödevini internetteki roman ödeviyle geçiştiren genç kuşak yazarlar, köşe yazarları, kırkına geldiği halde yakın tarih hakkında yorum yapmaktan aciz olan, ‘Ben bilirim!’ düsturunu alnına kazımış bir güruh peydah olmuştur ki Allah onlardan razı olsun! Zira, geri kalmışlığımızda ya da ilericiliğimizde aydınların payı, gibi bir cümle kurmaktan bizleri beri kılmışlardır. Türk aydını kendi kendini etkisiz hale getirmiştir. Bu sebepten özelde Türk aydının genelde ise Türklerin ayaklarını bastıkları içtimayi alemde Doğu topraklarındaki aydınların aydınlatılması gerekmektedir. Namık Kemal’i, Mustafa Suphi’yi, Prens Sabahattin’i ve onlar gibi bir tekneyi doldurmayacak kadar az olan aydın insanı bu eleştiriden beri tutarak; ‘beyni kanayan soylu kafalar’ taifesini internetin sohbet odalarından, askeri birliklerin birifing salonlarından, bir memurun ömrünce para biriktirse yine de gidemeyeceği tatil adalarından, ihaleler için aracılık ettikleri otel lobilerinden, kızların saçına çengelli iğne, mankenlerin orasına burasına dövme yaptıkları yazı masalarından kalkıp/ çıkıp/ gelip, ellerini taşın altına sokmalarını istiyoruz.

Tabi şu durum da var ki; yazı yazmak, uyarmak, bilinçlendirmek, yardım etmek, fikir vermek, öncü olmak gibi vasıfları olan aydın zaatlar ayaklarını toprağa bastıklarında Nuri İyem’in koca gözlü kadınlarını şehvetten uzak bir gözle, belki de hiç metafora, mecaza gerek duymadan anlayacaklar.

Birbirine rakip gazetelerde yazan yazar taifesi var ki evlere şenlik! Gazete sahibinin şemsiyesi altında rakip gazeteleri ayrı bir dünya addedip yazıyı sokak kavgasına alet etmelerinden ötürü halt etmektedirler. Tartışm a, atışma, küfürleşme gibi latif zenaatları icra edemeyenlerse mazide bir yara gibi kalmış aşkları, acıları, hüzünleri, soru işaretlerini kurcalayıp, güya kamuya mal olmuş sanatçı, politikacı, yazar, ünlü zaatların hususi anılarını yağmalamayı aydınlatıcı bir hadise zannedip özel alanlara işemeyi marifet addetmektedirler.

Doğulu Aydınları Aydınlatma Cemiyeti, zihinlerinin çölünde seraplar görüp, su vehmiyle koştukları ve taptıkları bu serapların geçiciliğiyle ömrümüzü tüketen bu aydınlar taifesini çöllerinden çıkarmak için develer ve muaddipler (çöl faresi) hazırladı.

Ey Doğulu Aydın! Küçük biraderin seni göreve çağırıyor! İsa çölden çıktı! Mesih de Mehdi de çölden çıkmasını bilendir. ‘Bir kavimler göçü daha yap!’ demiyoruz ama dansözün dönüşlerine hayran ayran budalası olmadan göç artık dar ekranından.

Bak! İnatla dönen bir koca dünya!

Gözünü aptal kutusundan,
Elini yalan parşömeni olmuş gazetenden çek.
Çiftleşme mevsimi de geride kaldı!Gazete okuyup çiftleşen ırktan medet umma artık!

Kalk ve güneşi doğur!

 

HARUT

Yorumlar (2) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 59 | Yazdır | E-posta

Son Güncelleme ( Cuma, 04 Nisan 2008 )
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 28 - 32 Toplam: 32