|
 Editörlük gibi kutsal bir görevin bana verildiğini duyunca ne yalan söyleyeyim çok sevindim, gurur duydum. Önce istemiyormuş gibi yaptım, adet yerini bulsun diye. Görgüsüz olduğumu falan düşünürler, neme lazım. Sonra, vakit kaybetmeden etrafımdaki birkaç kişiye söyledim. Boş gözlerle bana baktıklarını görünce, haberi çok yaymadım. Biliyorum hepsi hasedinden çatlamıştır, belli etmemeye çalışsalar da anladım. Oysa belediye hoparlörlerinden anons yaptırmak, el ilanları bastırıp ağaçlara kendi ellerimle yapıştırmak isterdim. “Yakaza’nın mayıs ayı editörü benim!” diyince herkesin boynuma sarılıp, beni omuzlarına almalarını beklemiyordum ama hiçbir gözde ve sözde heyecan kıpırtısı hissetmedim. Üç büyüklerin yönetim kuruluna seçilseydim yaparlardı belki. Ne yapalım ki kulvarlarımız farklı. Herkesi bırakalım bir kenara. Şu anda, bu satırları yazarken, müthiş bir heyecan ve mutluluk hissediyorum. Hissettiklerime gurur da eşlik ediyor. Aslında her yazı yazdığımda az ya da çok benzer duygular, benzer heyecanlar yaşıyorum. Heyecanlarım çeşit çeşit; çoğu zaman mutluluk, bazen kaygı, nadiren üzüntü. Çok ender de olsa korkuyorum, yazdıklarım birisini incitmiş midir diye. Yakaza için yazı yazanları da bu anlamda çok iyi anlıyorum. Biliyorum, yüreğimiz çarpmazsa, elimiz kaleme kağıda uzanmaz.  Aşkların bile tek kullanımlık olduğu, distopyaların gerçeğe evrildiği çağımızda yazmak, buzun üzerine yazmakla eşdeğerli. Bunlara rağmen hala yaşıyor, hissediyor, okuyor ve yazıyor olmak bir mucize. Biz bu mucizenin parçalarıyız. Aşka inanan, aşkını ölümsüzleştirmek için bu dünyaya çocuk getiren, çocuklarını aşkla büyüten anneler, neden aşkla yazı yazmasınlar ki? Önce annelerine aşık olan, sonra her aşık olduğu kadında annesini arayan erkekler için de aynı şey geçerli. Özen gösteren bir anne olarak ikizlerimi itina ile besledim ve beslemeye devam ediyorum. Onlar da doğdukları günden bu yana beni aç bırakmadılar. Umarım Yakaza’nın Mayıs ayı sayısı da okuyucular için besleyici ve doyurucu olmuştur. Bu sayıda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Hepinize afiyet olsun.
Zenobia
 - Kim dedi size ajandamın yapraklarını kopartıp resim yapın diye? - Sadece boş yerlerine yaptık anne, yazılarının üstüne yapmadık. - Aferin size!
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 118 | Yazdır | E-posta |