|
Cumartesi, 10 Mayıs 2008 |
|
Nasıl bir kadındın sen, acını nasıl da gizlerdin! Ölmeden önceki son saatlerinde başında beklerken diyecek bir şey bulamamıştım da hani, sana “Nasılsın?” diye sormuştum. Güçlükle nefes alıyordun. “Can ha çıktı ha çıkacak!” misali… Hiç unutamam “İyiyim” dedin bana, iyi olmadığını bilerek. Oysa ben o soruyu neden sorduğumu hiç bilemedim…
Belki de iyiliğin bizim yanında olmamızdan kaynaklanıyordu. Biz iyiysek sen de iyiydin. Çünkü sağlığında kendini hiç düşünmedin. Hep “biz” vardık. O kalabalık aile vardı ahşap köy konaklarında. Lakin bilmediğin bir şey vardı. Biz iyi değildik bu sefer! Gözümüzün önünden bir tarih akıp gidiyor ve biz buna müsaade ediyorduk… Büyü bozuluyor, yetmiş beş yıllık şifre çözülüyordu. İyi değildik, bahçemizdeki koca çınar çatırdayarak göçüyordu…
Gerçi adildi ölüm, aynı haşmetle vuruyordu sopasını tüm insanlığa; ama alışamadım yokluğuna, alışamayacağım da…
Çocukluğumun küçük dünyasının en büyük kadınıydın. Büyüdükçe çok kadın tanıdım; fakat senin gibisini asla! Osmanlıydın en başta, Osmanlı kadındın. Senin yanında kurduğum cümleler hep çekik kalırdı. Korkardım başıboş konuşmaya. Kızacak sanırdım. Oysa hiç kızmamıştın bana, hiç kırmamıştın beni…
Varlığın kıymetini iyi bilirdin çünkü yokluğun tam ortasından gelmiştin. Bir tanecik buğday tanesi geçse eline başak düşlerdin… Bereketliydi ellerin; sanki her mevsim bahardı sana, her daim tohum saçmak isterdin.
Sana adını koyanlar hissetmiş olacak ki adın gibi çok güzeldin. Sadakat kelimesinin özünde ne olduğunu sende bildim; çünkü sen artık olmayan kocanı ölene kadar sevdin…
 Hep o özendiğim eski zamanları anlatırdın bana. Can kulağıyla dinlerdim. Nasıl iş bilmem bir hafta öncesini zor hatırlarken geçmişi ilmek ilmek gözümün önüne sererdin…
“Dedeniz size çok özenirdi. Ah bi görebilseydi koca adamlar olduğunuzu!” derdin. Koca adamlar olduk olmasına da, koca adamlar öksüz yokluğunda…
Biliyor musun bazen konuşuyorum fotoğraflarınla. Sen yine eskileri anlatıyorsun. Bense konuşmanı o kadar çok seviyorum ki cevabını bildiğim soruları yeniden soruyorum sana. Bizi çok sevdin hayatın boyunca, onun için hissediyorum hep yanı başımızdasın; bedenen yanımızda olmasan da…
Yoksun ya işte, ne yazsam boş babaanne… Yitip giden ama yitmelere yenilmeyensin. Daim kalbimizdesin…
KÖYÜNDELİSİ Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 35 | Yazdır | E-posta |
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 10 Mayıs 2008 )
|