Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Yakaza: Anasayfa
ARANAN SESSİZLİK PDF Yazdır E-posta
Pazar, 13 Nisan 2008

ARANAN SESSİZLİK

Tatile gidiyorduk. Şehirler arası bir yolculuktaydık.Her şey iyi ve güzeldi tabiİ arabamızın lastiği patlayıncaya kadar...
Yolda kalmıştık. Ne yapacağımızı bilmiyorduk. Yoldan geçen arabaları durdurmaya çalışmıştık ama olmadı. Kimse dönüp bakmadı bile. Daha sonra babam Biraz yürüyüp ilerlere bakalım belki birilerini buluruz dedi. Arabamızı orada bırakıp yürümeye başladık. Yürüdük yürüdük. Hepimiz çok yorulmuştuk. Başımız önümüzde kendimizden bezmiş bir şekilde yürümeye devam ediyorduk. Ne kadar yürüdüğümüzü hatırlamıyorum bile. Birden "Bakın!" diye bir ses duydum. Bu annemin sesiydi. Başımı kaldırdım. Bir de ne göreyim? Dağların ardında, ağaçların arasında ve şelalenin yanında güzel bir ev. Hepimiz hayran bakışlarımızla bu güzelliği izliyorduk. Babam içeride birilerinin olabileceğini düşünerek kendini bize siper etti. Daha sonra içeride birilerinin olmadığını görünce içeriye girebileceğimizi söyledi.
Her yer huzur dolu, sessiz, sakin. Duyulan sadece kuş sesleri ve şelalenin şırıltısıydı. Ben ablamla çevreyi gezmek, bu güzelliği yakından görmek istedim. Her yer çok güzeldi. Her şey doğal ve sadeydi. Ağaçlardaki meyveler doğal ve hormonsuzdu. Bunların tadına bakmak istedim. Toplamaya başladım.Meyveleri toplarken akşam yemeğimizin bu meyveler olabileceğini düşündüm. Babam çalı çırpı toplayıp ateş yaktı. Akşam olunca ateşin etrafında meyvelerimizi yerken güneşin mor dağların arasında batarken şelaleye vuran gölgesini izledik. O arada bu güzelliği resmetmek istedim. Şair bile olabilirdim aslında... Uzun bir süre sonra derin sessizliği farkettik. Korna sesleri yoktu.Duyduğumuz tek ses böceklerin bizimle sohbetiydi. Televizyon olmadığı için birbirimizle konuşmaya başladık. Böylece birbirimizi ne kadar az tanıdığımızı farkettik. Sonra annem babama "Düşünsene bir Mehmet, her şeyden, herkesten ve bütün sorunlardan uzakta. Ses yok, gürültü yok, kapkaççısı, yankesicisi yok. Sadece huzur, rahatlık, doğa ve biz varız." dedi. Babam bunları duyunca "Siz kendinizi buraya çok kaptırdınız. Haydi bakalım yatıyoruz. Yarın erkenden yola çıkıyoruz" dedi. Kulübeye girdik. Aniden korkunç bir ses duyduk. Korkuyla sıçradım. Gözlerimi açtığımda kendi yatağımdaydım. Duyduğum ses ise bir fren sesiydi ..
Demek ki gördüğüm güzellikler bir rüyaymış. Gerçek ise bir kabus gibi devam ediyordu.





Buse KORKMAZ
7-B EDİRNE

Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 331 | Yazdır | E-posta

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

Son Güncelleme ( Cumartesi, 10 Mayıs 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >