|
Çarşamba, 16 Nisan 2008 |
|
ANLATILMAZ YAŞANIR Siz hayatınızı hiç yalnız geçirdiniz mi? Boş bir evde,dört duvar arasında o duyguyla baş başa kaldınız mı? Çoğunuzun cevabı "hayır"sa,duyamazsınız o zaman yalnızlığın size attığı kahkahaları,göremezsiniz karşınıza oturup sizi süzmesini,dalga geçmesini.Sesini duymamak için,onu görmemek ve boş laflarına kanmamak için ondan kaçıldığını.Sırf ona inat tek başınıza olmadığınızı göstermek için kendi kendinize konuşulduğunu,oyuncaklarla oynandığını...O varken ne yemek yiyebilirsiniz ne bir şeyle meşgul olabilirsiniz.Dengenizi bozar,doğanızı altüst eder. Yalnızlığın en sevilmeyen yanı da nedir bilir misiniz?Size ailenizle,sevdiklerinizle geçirdiğiniz güzel anları hatırlatır.Bu kötü değil.Ama bu anılardan gerçek dünyaya dönüp de karşınızda yalnızlığı görürseniz, kalbinizde bir acı hissedersiniz.İçiniz burkulur. Peki neden yalnızlık duygumuz hiç azalmaz,içimizdeki yeri yok olmaz?Çok mu derinlerdedir?Yaptıkları çok mu işlemiştir yüreğimize?Bu kadar yer tutmasının nedeni ona duyduğumuz öfke mi, yoksa bizde bıraktığı derin izler mi? Sanırım bu kadar soru işaretinin oluşmasının nedeni yalnızlığın anlaşılamaması; kimseyle paylaşılamaması...
Buse KORKMAZ 7-B
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 184 | Yazdır | E-posta
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved |
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 10 Mayıs 2008 )
|