Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Yakaza: Anasayfa arrow Derleme arrow GECENİN SESİ RADYOSU-1
GECENİN SESİ RADYOSU-1 PDF Yazdır E-posta
Salı, 04 Mart 2008

 RADYO İSTASYONU İP ADRESLERİNDEN EVLERİMİZE KONUK OLUR.HİKAYELER ANLATIR, KONUŞUR, ŞARKILAR SÖYLER…..

Türkçeöğretmeniyim Sütüdyolarından tüm dinleyenlere merhaba!
Aslında bir anıyı anlatıp çekilmeyi düşünürken, neden radyo proğramımız yok? diye sordum kendi kendime.Balıkçı Kral, ardından da eski zamanlardan canlı yayında telefondan gelen seslerin sıcaklığı doldu arabanın içine.Eve geldiğimde de ilginç bir şey oldu:Robın Wıllıams’ın Gecenin Sesi adlı filmini izlerken, radyo proğramı yapan, insanların gizli dünyalarında yolculuk yapan bir adamla karşılaştım.Bir çocuk frengi, ardından da aids oluyor ve 14 yaşında ölümü bekliyor…
Balıkçı Kral’da Wıllıams proğram yapmıyor ama bir sunucunun dinleyicisini kışkırtması sonunda eşini kaybedip deliren adamı canlandırıyordu.
Ha, bu arada İstanbul Bleus Kumpanyası’ndan güzel bir parça dinliyoruz fonda.
Dinleyicilerimizle zaman zaman canlı yayında telefon görüşmesi yapacağız.
Sanırım bir dinleyicimiz proğrama katılmak istiyormuş.Mikserin başında Selendi var, tanıtmama müsaade
 edin.Yıllardır öğrenemedim gitti mikseri kontrol etmeyi.Telefonda Ayhan varmış:
“Rüyanın Eşiğinde ne arıyorsun Ayhan?”
“Merhaba hocam!”
Sunucunun kulağından içeriye okul koridorlarının o çağlayan , kuş cıvıltısı karışık coşkun bir ırmak akmaya başlar.Ama Ayhan’ın sesi titremektedir.
"Ayhan !Uyumadın mı daha sen?"
"Yok hocam, sizi sesiniz yadi yıl sonra duyunca, dayanamadım bekledim"
"Ee, nerelerdesin?Senin şu sıralar askerde olman gerek miyor muydu?"
"Söylemesi ayıp hocam, yedi aydır kaçağım!"
"Neden gitmedin, derdin ne,ben size kaçmayı mı öğrettim, arkadaşların dağbaşında tir tir titreken..."
"Hocam!Hiç değişmemişsiniz!"
"Afedersin canım ya!Alışkanlık, ne yaparsın..Yakaladım ya bir talebemi...Anlat bakalım, gecenin kıyısında bizimle hangi rüyanı paylaşacaksın?"
Bu sırada Selendi miks'ten Acı Hayat filminin Ah Gülüm, parçasını yayınlamaya başlar...
"Şu parça, benim anlatacaklarımın özeti hocam!"diyen Ayhan bir ayrılık mektubu okur.Mektup daha sıcaktır.O kadar sıcaktır ki sunucunun kalbini yakar.selendi tekerlekli sandelyeyi geri itekler ve pencere kenarından bir sigara yakıp Çamlıca taraflarına doğru salar dumanı.
"sevgili kardeşlerim, dünyanın en güzel anneleri, yurdumun en yorgun babaları ve tüm sınavların en başrısız notunu alan öğrencileri!Ve hatta, yayınımızın kesilmesi için Allaha dua eden RTÜK'e şikayet telefonları eden dinlericilerim!Ayhan, en yakışıklı, en esmer, en kıyak ama zayıf notuna rağmen benden asla not istememiş öğrencimdir!Bugün burada tüm notlarımı ona vermek istiyorum.Tüm parçalarımı(Müzik ve canımın parçaları dahil) ona armağan etmek istiyorum
"Sevdadan dolayı gidemedim!" diyen bir insana hangi merhem çare olmuş ki benim radyo yayınım fayda verir!Ama yine de deneyeceği.Dil ile bağlanmış çocuğun kalbi, diş ile açamam.
"Ayhan !Orada mısın?"
"Yok hocam, kızın balkonunun altındayım!"

...!
Sevgilinin yeri sevdiğinin ayaklarının altıdır!Yıllar önce bu çocuklara dilbilgisi dersini iptal edip, Güvercin
Gerdanlığını, Sevenler Kitabını.Sevgiye Dair adlı kitapları okuduğum için hepsinden özür diliyorum.
Bu arada, Selendi

http://www.youtube.com/watch?v=_V75jnBe7EY

yayınlayınca, sunucu deli deli bakar yayın odsından.Aslında Selda'nın Adaletin Bu Mu Dünyası yayına girecekken...
Yayınımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz, Sevgili gönül insanları!
Aşk gelecek cümle dertler bitecek!
Bu sözü eminim Ayhan bize açıklar!
Telefonun karşı tarafı hattan düşmüştür!
Ama canlı yayına yeni bir konuk katılmıştır.Şunucu:
"Buyurun,burası şehir morgu!Kimi aramıştınız?"
"Lan uzak!Bana borcunu....."dıt dıt dıt dıt dıt.....
 Arkadaşlar, duyduğunuz gibi radyomuza talep o kadar yoğun ki Selendi bilhassa helalleşmem gereken arkadaşları telefona alıyor.Sunucu bunları söylerken telefonu bağlayan Selendi kıs kıs gülmektedir.
bu gecenin biteceği yok!Bu gecenin size vereceği birşey de yok dünyanın en güzel dinleyicileri!Bu gece aslında başka gecelere uçuş denemesidir yangılı yüreklerimizin, desem kıs kıs güleceksiniz.İyisi mi bir şiir okuyayım size de varın gidin onunla uğraşın!
....
Gecenin kıyısında durmuşum
Kefenin cebi yok
Koynuma yıldız doldurmuşum
Koşun çocuklar çocuklar koşun
Sabah üstüme
Üstüme geliyor

Kısacası güzel annem
Bir çiçeği düşünürken ürpermek yok
Gülmek umut etmek özlemek
Ya da mektup beklemek
Gözleri yatırıp ıraklara

Ölmek ne garip şey anne
Artık duvarları kanatırcasına tırnağımla
Şaşkın umutlu şiirler yazamayacağım
Mutlak bir inançla gözlerimi tavana çakamayacağım
Baba olamayacağım örneğin
Toprak olmak ne garip şey anne

Uçurumlar ki sende büyür
Dağdır ki sende göçer
Ben yaprak derim çiçek derim
Cam diplerinde açmış kanatlarını kozalak derim
Gül yanaklı çocuğa benzer
Yine de
Oğlunu yitirmek kimbilir
Ne garip şey anne

...(Nevzat Çelik)

Biliyorum, şiirin tamamını okumadım sizlere.Okuyamam da.Lisede bir kız okumuştu yıllar önce de, bu şiirin tamamını bir daha dinlersem mutlaka kalpten giderim demiştim.Gitmedim de.Kalbim gitmişte haberim olmamış işte.
Selendi işaret veriyor!Son bir konuğum varmış.(Sunucu diken üstündedir.Şimdi de komşulardan biri arar da ne zaman geliyorsunuz bize kardeşim? diye sorarsa diye, kara kara düşünürken):
"bir düş gördüm uzak1düşümde insanlar gördüm, periler gördüm, halay çeken ihtiyarlar, cıvıl cıvıl çocuklar, kuzular, taylar, binbir çeşit hayvan yavrusunu şehirlerin sokaklarında caddelerinde gördüm."
su gibi akan bir ses türkçeöğretmeniyimsitelerinden yayın yapan Gecenin Sesi Radyosundan ılık ılık akmaya başladı dünyaya.Bir derenin o dingin akışında, yeni uyanmış bir insanın mahurluğunda(Uzak selendiye akla hayale gelmeyecek hareketlerle sezen'i anlattı.Selendi de o rüya akıp giderken o güzelim güfteyi saldı meydana:

http://www.youtube.com/watch?v=7C6rMaxtPAY

 Sezenin sesiyle birlikte artık gözyaşlarını tutamadı uzak.Uzaklaştı dünyadan...Varıp o genç kadının sesindeki kuzulara ceylanlara karışıp, gecenin o kör koynunda kaybolurken rüya anlatılmaya devam ediyordu:
"kentler gördüm, gül bahçeleri gördüm, atlar gördüm, güvercinlerin kartallarla uçuştuğu gökler gördüm, bir pervane olupta döndüm de döndüm.ellerinde pamuk helvalarla çocuklar gördüm,ihtiyar adamlar gördüm yüzlerinden abdest suyu gibi akarken gözyaşları, çıplak ayaklarıyla kızoğlankızların ırmaklara dğdiklri gördüm.Tümşehirlerin kaldine doğru ağarken kuş sürüleri bir bebeğin o delirtici güzellikteki sesi kuşattı rüyamın dünyasını..."

Yorumlamaya gerek yok bu rüyayı ey dünyanın en güzel dinleyicileri ve uykusu fesleğen kokan sevgililer!Başka bir rüyada buluşmak dileğiyle.Hadi gidin, bana rüyalarınızı getirin ben de size ağlayım!
...
Yine birdenbire gidiyorsun!diye hayıflandı selendi.Uzak, dudağında kırmızı bir gülümsemeyle gitti gitmesi gereken yere .


(Gecenin Sesi devam edecek sevgili dinleyiciler.)

http://www.youtube.com/watch?v=_ZssttoByAM

UZMAN SİPİKER: UZAKŞEHİR


Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 440 | Yazdır | E-posta

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

Son Güncelleme ( Cuma, 04 Nisan 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >