Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Yakaza: Anasayfa arrow Deneme arrow Bitmeyen Vefa Borcu
Bitmeyen Vefa Borcu PDF Yazdır E-posta
Pazar, 11 Mayıs 2008
Sample ImageGölgeni takip etmeden önce, gölgenin içerisindeydik. Tutuverirdik eteğinin bir köşesinden. Eteğine tutunduğumuz yerden bağlanırdık hayatın damarlarına. Ellerinin güvencesinde attık ilk adımlarımızı. Hayatı tanıtmaya, öğretmeye gönüllü rehberimizdin. Her an bizimle olan bir melektin sen.
Canımız yandığında, neden hep senin adın aklımıza gelir? Yoksa sen, atan kalpteki can mısın? Yoksa doğurduğun her evladın canının toplandığı yer misin?
Mahallede kavga olur, senin arkana gizleniriz; babamız sert sert bakar, yine arkana kaçarız. Canımız acır, yine soluğu senin kollarında alırız. Yoksa diğer adın, “sığınak” mı senin?

Hasta oldum, iyileşmeye geldim sana; üzüldüm, mutlu olmaya geldim sana; dertleri çekemedim, derdimi dökmeye geldim sana. Ben sende nefes almaya geldim.
Toprak gibisin annem. Kuru bir tohum atıyorum toprağa; o bana renk renk çiçek veriyor. Gözyaşlarımı veriyorum sana, oysa sen umut kokulu düşler, gülüşler veriyorsun bana. Hangi çocuk vardır ki, annesinin yanından mutsuz ayrılsın? Ama bir anım var ki canım annem, hala kanar durur yüreğimde. Dargın ayrılmıştık seninle. Çantamı alıp çıkarken, yanağından süzülüyordu gözyaşların… Nasıl silemedim ben gözyaşlarını, nasıl kıydım o damlalara? Şimdi nehir olup aksa da gözyaşım, yine de rahat etmiyor içim, seni o gün öyle ağlattığım için.
Bilirim, unutuverir anneler, sorsam ne zaman oldu ki, dersin. Meltem hafifliğindedir kırgınlıkların, meltem sıcaklığındadır sevgin. Nedensiz kucaklarsın evladını, çıkarsız bakarsın onun gözlerine. Belki de bu yüzdendir sana olan vefa borcumuzu ödeyemeyişimiz. Sen bize dünyayı sunarken; bizi, bizden daha çok düşünürken, bizim sana vefa borcumuzu ödeyebilmemiz ne kadar da imkânsız, değil mi?
Acıların en büyüğünü evladını kaybeden anne yaşarmış ve anneler ağlarken ciğerim, diye ağlarmış. Milyonlarca cam kırığı batıyordur, her nefes alışında. Gecesi gece değil, gündüzü gündüz değil. Ciğeri dağlanan anne, uyurgezer olurmuş. İçinde bir volkanla, nasıl yüklenirsin sen bu yaşamı annem? Birinin acısı yüreğinde dururken, diğerinin imdadına nasıl yetişirsin annem? Etten kemikten değil misin sen, ağrımaz mı o dizlerin, tek tek herkese yetişmeye çalışırken?
İncileri taksam saçlarına, sönük kalır bakışların varken. Gülleri bezesem her yanına, utanır senin yanında kendi kokusundan. Güneşi getirsem ellerine, buz keser beni saran o kollarının yanında. Sensin inciye parlaklığı, güle o kokuyu, güneşe o sıcaklığı veren.
Beni hayata getiren toprak, filizlerimle yine senden alırım can suyumu. Aslında doğduğumuz andan beri, hep yetimiz koca dünyada.

Sample Image


 

 

 

Gecelerde, yolumu aydınlatan ışığımsın
Sevginle büyürüm, yaşam kaynağımsın
Dünyadaki en değerli varlığımsın annem


Esen yeller anlatıyor seni
Gül kokunu taşıyor seher yelleri
Her şey biter son bulur da
Bir sen kalırsın yüreğimde annem

 

SEHERYELİ 


Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 2296 | Yazdır | E-posta

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

Son Güncelleme ( Pazar, 11 Mayıs 2008 )
 
Sonraki >